Filmler

Konuş, Havla, Değiş — Netflix’teki filmin seni neden bir köpeğin sahibi yaptığını tam olarak biliyor

Beş Alman, hayvanlarını terbiye ettirmek için Alplere gidiyor. Hayvanlar gayet iyi.
Veronica Loop

Türk seyircisi için bu filmin başka hiçbir pazarda olmayan bir kapısı var: Doğa Gürer ve Kerim Waller. Filmde Helmut’un eşi Ziggy’yi oynayan Gürer, köpeğiyle köy çerçevesinden kaçamaz olan, Alp dağlarında kendi sorunlarını köpeklerine yükleyen bu beş kişilik grubun içinde en derin yalnızlığı taşıyan figürlerden biri; Waller ise Hakan’ı — kapalı, mesafeli, zırhını köpek yetiştirerek örtmeye çalışan adamı — oynuyor. İkisi de Almanya’da yetişmiş Türk kökenli oyuncular, ve bu kadronun kalbinde oturuyorlar. Film, Almanya’daki Türk topluluğunun içindeki hayatı anlatmıyor; ama bu gerçeklik, Türkiye’deki izleyiciyi farkında olmadan filmle farklı bir akrabalık içine sokuyor.

Filmin kendisi basit bir komedi mekanizmasına dayanıyor: Beş köpek sahibi, hayvanlarını terbiye ettirmek için Tyrol dağlarına gidiyor. Hayvanların hiçbir sorunu yok. Güldürü köpek değil. Güldürü, her karakterin geldiğini zannettiği sorun ile seyircinin ilk kareden itibaren anladığı gerçek arasındaki mesafede yaşıyor. Urschi, inat dolu köpeği Brenda’yı siyasi imaj stratejisi olarak sahiplenen bir politikacı; hayvan onu rahatsız ediyor, her zaman rahatsız etti, ama görüntü yönetimi onun varlığını zorunlu kılıyor. Helmut ve Ziggy, yıllardır bütün tartışmalarını Gaga adlı şımarık bir Yorkshire terrier üzerinden yürüten bir çift; sanki köpek, evliliğin adını koyamadığı her şeyi emebilirmiş gibi. Hakan kapalı, Belçika çoban köpeği Roxy ise tedirgin olarak tarif ediliyor: bu iki sıfatın türler arası simetrisi, filmin sahip olduğu en kesin yazarlık anı.

You are currently viewing a placeholder content from Default. To access the actual content, click the button below. Please note that doing so will share data with third-party providers.

More Information

Türk izleyici için içgüdüsel bir referans noktası, geleneksel Karagöz ve Hacivat geleneğindeki tip komedisi mantığından geliyor. Karagöz oyunları, toplumun farklı kesimlerinden insanlara hitap ederek dönemin sosyal sorunlarını ve insan ilişkilerini yansıtmıştır. Karagöz’ün sahip olduğu en temel komedi mekanizması, kendini bilmemek değil — kendi hakkında yanlış şey bilmek. Hacivat kendini zeki sanır, Karagöz de kendini dürüst. Her ikisi de yanılıyor, ama farklı biçimlerde. Bu yapı, yüzyıllardır Türk sahne sanatının özünde var: kişi ne olmak istediğini düşünüyor, perde ise ne olduğunu gösteriyor. Konuş, Havla, Değiş aynı yapıyı Alp dağlarına taşıyor — ama Karagöz ve Hacivat’ın aksine, perdeden hiç düşürmeden kurtarıyor karakterlerini. Beş köpek sahibi kamptan anlayışlı, dönüşmüş, çözülmüş olarak çıkıyor. Türk geleneksel tip komedisinde bu rahatlık pek çabuk gelmez.

Alexandra Maria Lara, politikacı Urschi olarak filmin merkezi komedi yükünü taşıyor. Silahı zapt etmek değil, kesinlik: komedi, karakterin kontrolünü artık sürdüremez olduğu ana kadar sağlam tutmasından doğuyor. Devid Striesow — Berlin’in klasik Ernst Busch Akademisi’nde yetişmiş, kariyeri Die Fälscher ve Im Westen nichts Neues’u kapsayan bir oyuncu — tartışmacı koca Helmut’a en ince komedi aracını veriyor: ses etmeden önce yüzün itiraz etmesi. Rúrik Gíslason ise — İzlandalı eski profesyonel futbolcu, Almanya’nın Let’s Dance yarışmasını kazanan isim, kayda değer oyunculuk geçmişi olmayan biri — köpek eğitmeni Nodon’u üçüncü dilinde oynuyor. Onun kadrojusu, senaryodan bağımsız ikincil bir komedi katmanı kuruyor: bir guru olarak inandırıcılığı zor fiziksel varlığı, her cümlede teknik bir başarı kazandığını bilen birinin görünür özenini taşıyan Almancası. Alexandra Maria Maria Lara, ona hazırladığı korumayı kullanmadığını kamuoyuna açıkladı. Bu detay, tanıtım kliplerinden çok daha fazlasını anlatıyor oyunculuk hakkında.

Filmin Türkiye’de rast geldiği kültürel an belirli bir ağırlık taşıyor. Wellness retretleri, mindfulness hafta sonları ve yoğun kişisel gelişim kursları pazarı Türkiye’de son yıllarda istikrarlı biçimde büyüyor. “Doğru ortam, doğru yöntem, doğru uzman” fikrinin esas olarak bir öz-bilgi meselesi olan şeyi çözebileceği düşüncesi artık kültürel olarak açıklanmaya gerek duymayacak kadar tanıdık. Köpek eğitim kampının aslında grup terapisi olduğu bir kurgu, senaryo onları kullanmak isterse keskin kenarlara sahip. İlk mevcut İngilizce eleştiriye göre film, o keskin kenarları kullanmıyor.

Senaristten üç isim geçiyor kredilerde: Marco Petry, Jane Ainscough ve Hortense Ullrich. Ainscough’un varlığı aydınlatıcı: o aynı zamanda Faraway’i (2023) de yazdı — aynı ekibin ürettiği bir başka Alman Netflix komedisi (Olga Film, yapımcılar Viola Jäger ve Marina Schiller) — mutsuz bir kadının kendini bulmak için Hırvatistan’a kaçtığı, çevre değişikliğinin öz-farkındalığı tetikleyeceği varsayımıyla kurulu bir film. Yapı aynı. Konuş, Havla, Değiş aynı mantığı beş karaktere uyguluyor ve köpekler ekliyor. Platformda kanıtlanmış sonuçları olan bir formül.

Eat Pray Bark
Eat Pray Bark. Netflix

Konuş, Havla, Değiş 1 Nisan 2026’dan itibaren Netflix’te. Yönetmen: Marco Petry. Senaryo: Petry, Ainscough ve Ullrich. Yapım: Olga Film, Constantin Film AG bünyesinde. Avusturya Tyrol’ünün Seefeld şehrinde çekildi. Görüntü yönetmeni: Marc Achenbach.

Filmin kendine söyleyemediği şey — ve seyircisine de doğrudan söyleyemediği şey — sıcaklığının tam altında oturuyor. Konuş, Havla, Değiş’teki köpek, sahibinin yapamadığı duygusal işi absorbe ediyor: politikacının kamuya yönelik imajı ile hayvana karşı gerçek kayıtsızlığı arasındaki mesafe, bir terrier’a dışsallaştırılmış evlilik çatışması, kendine kapanık adamın köpekle kurduğu yakınlıkta sözsüz biçimde ifade ettiği güvensizlik. Film bunların hepsini gösteriyor. Söyleyemediği ise şu: Kampta sona doğru yaşanan farkındalık da bir temsil. Sorunlarını anlayarak eve dönen bu yabancılar grubu şimdi anlayışı oynuyor. Bu temsil de bir tür kaçış. Bu köpekler — tedirgin çoban köpeği, taşan Rottweiler, şımarık terrier — sadece ayna değil. Tanıktırlar. Tanıklar ise yansıttıklarını onarmaz.

Tartışma

S kadar yorum var.

```
?>