Filmler

Andrew Scott gökyüzünü okuyor, Brendan Fraser savaşı taşıyor: Maras imzalı Pressure

Jun Satō

Tarihin en büyük deniz çıkarması bir barometreye bağlı. Anthony Maras’ın Pressure’da kurduğu durum bu: kıyıda değil, İngiltere sahilindeki dar bir odada karara bağlanan bir harekât; burada İskoç bir meteorolog basınç haritalarını okurken kıtanın en güçlü komutanları onun konuşmasını bekliyor. Düşman havadır. Tahmin, odadaki tek silahtır.

Gelgitler, ay ışığı ve fırtınalar arasındaki ince bir açıklık, müttefik komutasına ancak birkaç günlük bir pencere bırakıyor. Onu kaçırmak filonun geri dönmesi, sırrın sızması, üstünlüğün çürümesi demek. Yüzbaşı James Stagg, Manş üzerine kapanan üç sistemi okuyup başkomutanlığa gökyüzünün ne yapacağını söylemek zorunda. İki yönden birinde yanılırsa ya adamlar boğulur ya da savaş kaybedilir. Maras şiddeti kadrajın dışında tutuyor ve işi bekleyişe bırakıyor.

YouTube video

Andrew Scott, Stagg’i bir tutum, bir kendini tutuş olarak oynuyor. Performans tuttuğu şeyle yaşıyor: rakamlarından emin, odadaki kimsenin onları duymak istemediğini bilen, basınç yükselirken sesini düz tutan bir adam. Dwight D. Eisenhower rolündeki Brendan Fraser karşı ağırlığı veriyor. Onun Eisenhower’ı, başkalarının kesinliğini içine çekmenin ve emrin bedelini tek başına taşımanın işi olarak anlaşılan komutadır. Oyuncu kadrosu, yıldız parıltısı değil, yük altındaki mizaç üzerine bir tez gibi okunuyor.

Maras adını kapalılıkla yaptı. Onu tanıtan film gerçek bir vahşeti koridorlara ve merdiven boşluklarına sıkıştırdı ve yakınlıktan dehşet çıkardı. Pressure kadrajı yeniden daraltıyor ve kuşatılmış bir oteli bir meteoroloji istasyonu ile bir komuta haritasıyla değiştiriyor. İçgüdü aynı: sonu kayıtlı bir olayı al ve gerilimi kimsenin çekmediği dakikalarda, tarih kitaplarının tek satıra indirdiği tartışmalarda ve tereddütlerde ara.

Tarih, Maras’a saatini veriyor. Planlanan geçişin arifesinde Manş’a doğru devasa bir Atlantik alçak basıncı ilerliyordu ve Krick’in başını çektiği Amerikan ekibi aynı verileri okuyup yola çıkmak istiyordu. Stagg, cephenin arkasında açılan kısa bir yüksek basınç sırtı gördü; belki bir günlük bir pencere, ve her şeyi ona yatırdı. Çıkarma yirmi dört saat ertelendi, sonra o ince yarığa emanet edildi. Film bu anlaşmazlığı kendi gerçek savaşına dönüştürüyor: aynı gökyüzünü okumanın iki yolu, ortada bahis olarak çıkarma.

Sanat yönetimi anlamı taşıyor. Film barograflar ve pirinç aletler, elle yeniden çizilen haritalar, kötü haber getiren telefonlar, el konulmuş bir evin camlarında çalışan yağmur arasında yaşıyor. Ağır işi ses yapıyor. Fırtına kadrajın dışında kalıyor, yalnızca cama vuran hava olarak ve uyuyamayan bir odanın uğultusu olarak var. Maras aletleri karakter, haritayı sahne gibi ele alıyor. Doku, tezin kendisi. Bir savaş bir izobar üzerinde dönebilir.

İki başrolün çevresinde Maras çalışan bir oda tutuyor. Kerry Condon’ın Summersby’si bu odada bir vicdana en yakın şey olarak dolaşıyor; kararın neye mal olduğunu kaydetmesine izin verilen tek kişi. Haritacı kadınlar bir harita üzerinde işaretçiler itiyor, telsizciler hatları açık tutuyor, ast subaylar hiçbir tarihin adını anmayacağı masalar arasında kâğıt taşıyor. Film, ünlü yüzler yerine bu ellere baktığında en iyi hâlinde; emrin ağırlığı, onu verme yetkisi olmayanların üzerine indiğinde.

Pressure’ın kaçamadığı şey kendi sonu. Çıkarmanın yola çıktığını herkes biliyor, dolayısıyla gerilimin sonuçtan başka bir yerden gelmesi gerekiyor ve bir tahmin üzerine kurulu bu oda oyunu, seyirciden bir hava tartışmasında bir çıkarmadaki kadar tutuş bulmasını istiyor. Film büyük adamlar şemasını da göze alıyor. Eisenhower ve Stagg’in etrafına kurulduğu için Kay Summersby’yi ve itiraz eden Amerikalı meteoroloğu insan yerine mobilya olarak bırakabilir ve bu kadar kapalı bir hikâyenin zayıf bir sahneyi saklayacak yeri yok.

Kerry Condon, Eisenhower’ın şoförü ve yaveri Yüzbaşı Kay Summersby’yi canlandırıyor. Chris Messina, iyimserliği Stagg’in temkinliliğiyle çarpışan Amerikalı meteorolog Irving P. Krick. Damian Lewis, Mareşal Bernard Montgomery olarak görünüyor. Maras, çıkarmayı bir gün erteleten tahminin tarihsel kaydından yola çıkıyor ve iki meteorolog arasındaki anlaşmazlığı dramanın omurgası yapıyor. Tür işini çatışma değil, haritalar ve saatler yapıyor.

Pressure 100 dakika sürüyor ve arkasında tarih ve savaşla bir gerilim olarak konumlanıyor. ABD vizyonunun ardından bir Türkiye gösterim tarihi bu yazı yazılırken henüz doğrulanmadı; uluslararası çıkış sonbahar boyunca sürüyor. Film, savaşın en belirleyici emrinin sonuçta gökyüzünün bir okuması olup olmadığını sorarak geliyor.

Tartışma

S kadar yorum var.