Film İncelemeleri

Kaçamak, saçma ama bırakılmayan, ne olduğunu bilen bir Netflix gerilimi

Kim Farrant'ın 2022 yapımı, Leighton Meester'lı filmi Hırvatistan'daki bir hafıza kaybını rahat bir cumartesi gecesi eğlencesine çeviriyor.
Martha O'Hara
Bizi Google'a ekleyin

Leighton Meester’in başrolünde olduğu Kaçamak (özgün adıyla The Weekend Away), Kim Farrant’ın yönettiği bir Netflix gerilimi. Senaryosunu da uyarlandığı 2020 tarihli aynı adlı romanın yazarı Sarah Alderson yazmış. Film, Hırvatistan’a hafta sonu tatiline giden iki yakın arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Kate kaybolunca Beth ne olduğunu çözmek zorunda kalıyor; bulduğu her ipucu bir yalanı daha ortaya çıkarıyor. Film 3 Mart 2022’de yayımlandı ve neye talip olduğu baştan belli: hızlı, düşünmeye pek vakit bırakmayan bir gerilim.

Beth, Londra’da yaşayan Amerikalı yeni bir anne. Kate’e evliliğinin tadının kaçtığını, ne yapacağını bilmediğini söylüyor. İkisi bir kulübe gidiyor, iki adam yanlarına geliyor ve Kate, Beth’e tek gecelik bir macera öneriyor. Ertesi sabah Beth gece olanları hatırlamıyor. Kate de yok. Düzenek basit ve işliyor, çünkü Beth’in bilmediğini biz de bilmiyoruz. Hafıza kaybı gerilimlerin sık başvurduğu bir kolaylık, ama burada ilk yarım saati ayakta tutuyor. Beth geceyi parça parça toparladıkça seyirci de aynı hızda ilerliyor, onun bir adım önüne geçemiyor.

YouTube video

Kocası Rob da polis de Kate’in kaybolmasına kayıtsız kalınca, Beth’e yardım etmeyi kabul eden tek kişi onları kulübe götüren taksi şoförü Zain oluyor. Zain, önceki gece yanlarına gelen adamlardan birini tehdit ediyor; Beth de böylece Kate’in çantasına ve telefonuna kavuşuyor. Sonra adamların Kate’in tuttuğu eskortlar olduğunu, üstelik hizmet verdikleri kadınları uyuşturup soyan dolandırıcılar da olduklarını öğreniyor. Ziad Bakri bu rolde filmin en inandırıcı oyuncularından biri. Zain’in yardımseverliği senaryoda biraz kolay kurulmuş olabilir; Bakri onu yine de yardım etmekle temkinli kalmak arasında gidip gelen, gerçek bir insana çeviriyor.

Hikâye bundan sonra sertleşiyor. Kate’in cesedi bulunuyor ve Beth baş şüpheli oluyor. İkisinin kanında da uyuşturucu çıkıyor; bu, Beth’in hafıza kaybını açıklıyor ama polisi ikna etmiyor. Pasaportuna el konuyor. Kate’in telefonunda Rob’la yazışmalar buluyor, aralarında bir ilişki olduğunu anlıyor ve kocasını arayıp hesap soruyor. Polis bu kez Beth’in Kate’i öldürmesi için Zain’i tuttuğunu öne sürüyor. Ev sahibi Sebastian’ın kiracılarını kameraya aldığını keşfetmesi ise bir sonraki dönüm noktası. Görüntülerde Beth’in o gece erkenden yatırıldığı, Kate’in eskortlar tarafından soyulduğu, bir taksiyle onların peşine düştüğü ve daha sonra başka bir arabayla döndüğü görülüyor. O araba, Beth’in anlattıklarına baştan şüpheyle yaklaşan polis memuru Pavić’e ait çıkıyor.

Senaryonun ritmi bu noktada iki yöne birden çekiyor. Her yeni bulgu Beth’in ayağının altındaki zemini biraz daha kaydırıyor, ama peş peşe gelen sürprizler bir süre sonra birbirinin etkisini yiyor. Yazışmalar, eskortlar, Sebastian’ın kamerası, Pavić: her biri tek başına makul. Arka arkaya dizilince ise soruşturmadan çok bir şüpheli sıralaması izliyormuşsunuz gibi oluyor. Beth ile Zain tutuklanıyor, Zain Beth kaçabilsin diye kendini teslim ediyor, Pavić Beth’le boğuşurken binadan düşüp ölüyor. Filmin en gergin bölümü bu; durup düşünmeye en az izin veren bölümü de.

Polis, Pavić’in Kate’i ona karşılık vermediği için öldürdüğüne inanıyor ve Beth aklanıyor. Hikâye yine de sürüyor. Londra’ya dönen Beth’e Rob barışmayı öneriyor, Beth reddediyor. Araba anahtarını ararken Rob’un ceket cebinde, Kate’e verdiği kolyenin boncuklarını buluyor. Rob’un Kate’i öldürdüğünü anlıyor ve polis hattayken onu yüzleştiriyor. Rob, ilişkinin açığa çıkmasını önlemek için Hırvatistan’a uçtuğunu, Kate’le tartıştığını ve onu suya ittiğini kabul ediyor. Polis Rob’u tutukluyor, Beth bebeğiyle çıkıp gidiyor. Boncuk fikri küçük ve iyi: o kadar dolambaçtan sonra çözüm bir cebin içinde duruyor. Öte yandan Rob Hırvatistan’a gelir gelmez Zain’den şüphelendiği için bu son sürpriz dikkatli bir seyirciyi pek şaşırtmayacak. Pavić’in izi de bu yüzden Rob’a giden uzun bir dolambaç gibi kalıyor.

Meester, kafası karışık, korkmuş ve pes etmeyen bir kadını abartıya kaçmadan oynuyor. Beth’in hem kayıp arkadaşını arayan hem de kendini aklamaya çalışan biri olması rolü kolaylaştırmıyor, ama Meester ikisini de ayakta tutuyor. Christina Wolfe’un Kate’i ise büyük ölçüde yokluğuyla var. Onu başkalarının sözlerinden, telefonundaki yazışmalardan ve sakladığı kararlardan tanıyoruz; bu da Wolfe’a pek yer bırakmıyor. Luke Norris’in Rob’u da zor bir rol: önce kayıtsız, sonra şüpheci, en sonunda katil.

Dostluk teması, filmin en iyi çalışan tarafı. Beth, arkadaşının hayatını tam bilmediğini bir cinayet soruşturmasının ortasında öğreniyor: Kate eskort tutmuş, Rob’la gizli bir ilişki yaşamış. Beth yine de aramaktan vazgeçmiyor ve filmin sıcaklığı buradan geliyor. Ama bu sıcaklığı doğuran anlatı aynı özenle kurulmamış; yan karakterler çoğunlukla bir sonraki ipucuna ulaşmak için var.

Netflix’in verilerine göre Kaçamak, 27 Şubat ile 20 Mart 2022 arasında 79,95 milyon saat izlendi. Eleştirilerin tonu karışık. Bir kısım eleştirmen gerilimi ve Meester’i övdü, bir kısmı senaryoyu ve karakterlerin tepkilerini inandırıcı bulmadı. The Guardian filmi sıkı ama ince bulurken, Roger Ebert sitesi onu bilerek abartılmış, eğlenceli bir gerilim olarak okudu. Bence ikisi de haklı. Kaçamak ciddiye alınacak bir gerilimden çok, akıp giden bir hafta sonu filmi; Meester ve Bakri’nin oyunculuğu onu ortalamanın biraz üstüne taşıyor.

Oyuncular

Fotoğraflar: The Movie Database (TMDB)

Etiketler: , , , , ,

Bizi Google'a ekleyin

Tartışma

S kadar yorum var.