Filmler

Kristoffer Borgli, Zendaya ve Pattinson’ı çürüyen bir düğüne sokuyor: “Drama”

Molly Se-kyung

Kristoffer Borgli’nin yeni filmi, çoğu aşk hikâyesinin bitmeyi sevdiği yerden başlıyor: hayatını birlikte geçirmeye çoktan karar vermiş bir çiftle. Charlie ile Emma düğünlerine bir hafta var, salon ayrılmış, ilk dans yarıya kadar çalışılmış; derken biri geçmişe dair, diğerinin asla duymaması gereken bir şeyi ağzından kaçırır. “Drama” bu tek itirafı alıp, ilişkinin kendisi hakkında kesin bildiği her şeyin içinden nasıl yol açtığını izler.

Önerme bir davetiyeye sığacak kadar küçük, işte tam da bu yüzden Borgli’nin elinde tehlikeli hale geliyor. Norveçli yönetmen, işini insanların nasıl görünmek istedikleriyle bunun için gerçekte ne yapmaya razı oldukları arasındaki boşluk üzerine kurdu; evlilik ise bu boşluğun en yoğun biçimi. Filmin peşine düştüğü soru, Charlie ile Emma’nın birbirini sevip sevmediği değil. Aslında kiminle evlendiğini öğrendiğin anda aşkın ayakta kalıp kalmadığı.

YouTube video

Zendaya ile Robert Pattinson’ı kadroya almak, daha kimse bilet almadan filmin söylediği en yüksek sözdür. İkisi de son rollerinde kendilerinden ne kadarını seyirciye göstereceklerini titizlikle kolladı: Zendaya, sükûneti bir zırha çeviren karakterlerde; Pattinson, dengesizliğini cazibenin arkasına saklayan adamlarda. Borgli’nin bütün yöntemi ise bu denetimi kameranın önünde gevşetmek. Emma Harwood ve Charlie Thompson olarak ikisinin, birbirini çözdüğüne inanan insanları oynaması, sonra çevredeki düğün topluluğu gülümsemeyi sürdürürken bu kesinliğin canlı canlı çatlamasına izin vermesi isteniyor.

Borgli bu ölçeğe, rahatsızlığı asıl konusu yapan iki filmle ulaştı. Biri, ilgi sevgiye benzediği için kendine hastalık uyduran bir kadını izliyordu; diğeri sıradan bir adamı yabancıların rüyalarına bırakıp ani şöhretin onu içeriden oymasına izin veriyordu. İkisi de yalnızca, bakışını kaçırmamak için güldüğün anlamda komediydi. “Drama” onun bu çapta yıldızlarla ilk çalışması ve bu içgüdüyü düğün kadar sıradan bir şeye ilk kez doğrultması. Bu ya doğal bir sonraki adım ya da kendine özgü gaddarlığının daha geniş bir salon için ehlileştirildiği an.

Başlık iki işi birden görüyor. Drama, hikâyenin her an içine çökmekle tehdit ettiği tür; bir düğün topluluğunun kimsenin adını koymak istemediği kavgayı tarif ederken kullandığı sözcük; ve başkalarının çöküşünü eğlenceye çeviren bir çevrim içi kültürün para birimi. Borgli şeyleri kuru kuruya adlandırıp o kuruluğun ekşimesine bırakmayı sever. Gömülü bir sır üzerine kurulu bir aşk hikâyesine yalnızca “Drama” demek, omuz silkmeye benzeyip bir tez gibi yere basan türden bir hamle.

Altta, aşka dair en eski klişe yatıyor: kör olduğu. Düz anlamıyla alınmış ve floresan ışığın altına konmuş bir klişe. Fragman sırrı motor diye pazarlıyor, ama Borgli’nin geçmişi başka bir hedefe nişan alıyor: çiftin çevresine dizilmiş insanlar; durması gerektiğini kabul etmek yerine kutlamayı yürüten arkadaşlar, aileler ve sağdıçlar. Romantik komedi genelde iki insanın bir araya gelip gelmeyeceğini sorar. Bu film, gelmeleri gerekip gerekmediğini ve pasta kesilmeden önce bunu söyleyecek kadar dürüst birinin odada olup olmadığını soruyor.

Bunların hiçbiri, kendi sürprizini korumak için kurulmuş bir fragmanla kanıtlanamaz. Böyle bir filmin asıl tehlikesi tonda. Borgli’nin acımasızlığı bağımsız ölçekte işliyordu; orada hiçbir stüdyonun nazik bir sonda çıkarı yoktu. Dünyanın en çok fotoğraflanan iki oyuncusuyla bir yıldız paketine katlandığında, aynı içgüdü teselliye kadar zımparalanabilir: üçüncü perdede cesaretini yitirip herkesi bağışlayan bir rahatsızlık komedisine. Kadro ve özet sürtünme vadediyor. Bitmiş filmin bunu koruyacağı mı, yoksa Borgli’nin keskinliğini seyirciyi yatışmış halde eve gönderen bir sonla takas edeceği mi; pazarlamanın göstermemeye özen gösterdiği tek şey bu.

Kayda geçsin: Zendaya, Emma Harwood’u; Robert Pattinson, Charlie Thompson’ı canlandırıyor; yanlarında Mike rolünde Mamoudou Athie, Rachel rolünde Alana Haim ve genç Emma rolünde Jordyn Curet var. Borgli hem senaryoyu yazıyor hem de yönetiyor; arkasında ise A24 duruyor; sanat sineması sezgisinin dünyanın en büyük iki ismine kadar çıkacağına bahse giren stüdyo. Film aşağı yukarı bir saat kırk beş dakika sürüyor; düğün haftasını yayılmaya bırakmak yerine klostrofobik tutacak kadar sıkı.

“Drama” Türkiye’de 3 Nisan 2026’da vizyona giriyor ve sessiz bir dijital yayın değil, tam anlamıyla bir sinema gösterimi olarak geliyor. Malzemenin istiyor göründüğü biçim de bu: yakın planda bir yüzün nasıl değiştiği üzerine kurulu, çiftin başarıp başaramayacağını öğrenmeye gelmiş insanlarla dolu karanlık bir salonda en iyi nefes alan türden bir film.

Tartışma

S kadar yorum var.