Filmler

‘The Five Heartbeats’in kırık kalbi Michael Wright 70 yaşında hayatını kaybetti

Camille Lefèvre

Öyle bir ekran varlığı vardır ki, her an dağılacakmış gibi yaşar ve bir nesil sinemasever için Michael Wright işte o varlıktı. Robert Townsend’ın topluluk filmine hem yarasını hem ruhunu veren, Five Heartbeats‘in yetenekli, kendini tüketen baş solisti Eddie King Jr. olarak — sesine hayran olurken bile ondan korktuğunuz bir aktördü. Wright öldü ve bu kayıp, bir filmografinin kapanmasından çok, Amerikan oyunculuğunun belirli bir tonunun sessizliğe gömülmesi olarak hissediliyor.

Jeneriklerin listelediği şey, onu eşsiz kılanı düzleştiriyor. Eddie King Jr. bir müzikal filmindeki yan karakter değil; kendi yeteneğini tüketen bir adamın tam bir portresi ve Wright bu rolü melodram değil, bir zanaat olarak oynadı. Performansı bedende inşa etti — bir notadan önce yükselen omuzlar, yarım saniye geç gelen gülümseme, gerçek zaman içinde mayalanan cazibe. Eddie, mahvettiği grubun dışında yağmurun altında durduğunda, Wright sahneyi yetenek ve onun bedeli üzerine bir tartışmaya dönüştürür ve bu yüzden film hâlâ sadece hatırlanmak yerine izleniyor, alıntılanıyor ve nesilden nesile aktarılıyor.

Bu ölümsüzlük meselenin özü. Five Heartbeats vizyona girdiğinde soğuk karşılandı ve yıllar içinde Siyah sinemasının kült metinlerinden biri haline geldi — insanların dönüp dönüp baktığı, satır satır ezberlediği, annelerin çocuklarına gösterdiği bir topluluk filmi. Townsend bunu bir grup portresi olarak kurguladı ama her topluluğun bir kırılma noktasına ihtiyacı vardır ve Wright o noktaydı. Onu şimdi kaybetmek, filmi başka türlü hissettiriyor: Beş sesin en kırılganı, uyumu anlamlı kılan o sıkıntılı ses, sustu.

Çalışmalarına bakıldığında bir imza ortaya çıkıyor — Wright, kendi kontrolünün sınırında yaşayan erkeklerde uzmanlaştı. Robert Altman’ın Streamers‘ında, genç topluluğun Venedik’te Volpi Kupası’nı paylaşmasına yardımcı olan, canlı tel enerjisiyle dolu bir kışla odası parçasından geldi. Bu tona HBO’nun Oz dizisinde Omar White olarak geri döndü; Jim Belushi ile The Principal‘da ve Wesley Snipes ile Sugar Hill‘de tehditkâr bir boyuta taşıdı. Eddie King Jr., bu çalışmanın efsaneleştiği yerdi, ama tüm kariyeri aynı tehlikeli, manyetik istikrarsızlığın bir varyasyonuydu.

Övgüler, rollerin arkasındaki adama ulaştı ve bu, içselliği yeteneği olan bir aktör için doğru görünüyor. Eşi Susan Wright, onu “dünyanın tanıdığı rollerden çok daha fazlası” olarak nitelendirdi ve ölümünü duyururken, “çalışmaların sonsuza dek yaşayacak, ama sevgin seni en iyi tanıyanların kalbinde daha da uzun yaşayacak” diye yazdı. Bir oyunculuk kariyerinin gerçekten hak ettiği nadir bir mezar taşı bu.

Wright 70 yaşındaydı. Los Angeles’taki evinde, nadir görülen dejeneratif bir nörolojik hastalık olan Marchiafava-Bignami komplikasyonlarına bağlı kalp yetmezliğinden öldü; ailesi ölümü doğruladı ve eşi sosyal medyada duyurdu. 1956’da New York’ta doğan Wright, ekran çıkışını 1970’lerin sonunda The Wanderers ile yaptı ve dört yıl boyunca film ve televizyonda istikrarlı bir şekilde çalıştı; beş dil bildiği bildiriliyor. Geride eşi, bir kızı ve üvey çocukları kalıyor.

Bu hafta sonu Five Heartbeats‘i açın ve Eddie King Jr. her zaman yaptığını yapacak: odağı çekecek, kalbinizi kıracak, arka planda kalmayı reddedecek. Bazı performanslar, oyuncularından daha uzun yaşar ve bir filmin tamamını anlama biçimimiz haline gelir. İşte bu onlardan biri.

Etiketler: , , , , ,

Tartışma

S kadar yorum var.