Filmler

Zach Cregger Resident Evil’i tek bir kuryenin kâbusuna indirgiyor

Camille Lefèvre
Bizi Google'a ekleyin

Bir adama bir paket verilir ve onu karın altında dağın öte yakasına taşıması söylenir. Görevin tamamı budur ve bir süre film de bundan ibarettir: bir iş, bir yol, bir teslim süresi. Sonra iş çığırından çıkar. Zach Cregger’ın Resident Evil’ini açan teslimat, korku sinemasının hep zehirlemekten hoşlandığı türden sıradan bir angaryadır ve yönetmen onu bir bit yeniği gibi kullanır. Küçücük bir yükümlülük, göze çarpmayan bir adamı sessizce dağılmaya başlayan bir şehrin ortasına bırakır.

Bu kumarı ilginç kılan, neyi reddettiğidir. Bu, serinin tanıdık yüzlerinden arındırılmış bir Resident Evil. Ne Leon Kennedy var, ne Jill Valentine, ne de onların yerine geçmek için icat edilmiş bir Alice. Cregger ve senaryo ortağı Shay Hatten, markayı Bryan adlı tek bir sivile, bir kuryeye sıfırlıyor; Raccoon City’nin mitolojisini ise kadrajın ortasına oturtmak yerine ön camın kenarlarından içeri sızdırıyorlar. Serinin efsanesi olay örgüsü olarak değil, hava durumu gibi geliyor.

YouTube video

Bu kurye koltuğuna Austin Abrams’ı oturtmak, filmin niyetini en açık biçimde ortaya koyuyor. Kimi oyuncular kahramanlığı tam zamanlı bir meslek gibi oynarken, Abrams sıradanlığı öyle oynuyor; Cregger de onu, türün genellikle hayatta kalanlarına bahşettiği yeterliliğe bir türlü ulaşamayan bir izleyici temsilcisi olarak kullanıyor. Etrafındaki topluluk bilinçli olarak akortsuz. Zach Cherry ifadesiz mizahı, Kali Reis yere basan fiziksel bir ağırlığı, Paul Walter Hauser ise kendine özgü kıldığı o mide bulandırıcı komik tehdidi getiriyor. Hiçbiri bir seri aksiyon figürü değil. Yanlış gecede yanlış şehirde bulunuveren insanlar onlar.

Cregger korkuya komedi üzerinden ulaştı ve bu iki tonun arasındaki sürtünme onun asıl imzası. Çıkış işi ustaca bir yanıltma alıştırmasıydı; dip sandığınız katın altında sürekli bir kat daha açılan bir ev. Topluluk işi olan ikinci filmi ise bu içgüdüyü kolektif bir dehşete yakın bir şeye genişletti. Resident Evil, kâğıt üzerinde onun en geleneksel görevi: stüdyo markası, oyun kalıbına oturmuş bir kurgu, afişte bir PlayStation logosu. Asıl soru şu: dilbilgisi saklanan sürprizin üzerine kurulu bir yönetmen, ritimleri tasarımı gereği zaten bilinen bir mülkün içinde çalışabilir mi. İlk yanıtı genişletmek değil daraltmak oluyor. Daha az karakter, tek bir gece, orduların değil koridorların peşine düşen bir kamera.

Biçimsel tercihler savı taşıyor. Önceki döngü korkuyu ağırlıksız, kinetik bir gösteriye dönüştürürken, Cregger nabzı yavaşlatıyor ve korkutma işini mimariye bırakıyor: bir merdiven boşluğunun geometrisi, bir koridorun sonundaki o uzun yaklaşım, kara bir orman yolunda ilerleyen bir arabanın tepeden görünen simetrisi ve kaybolma noktasında bekleyen bir şey. Şiddet, iniş yaptığında, dokunsal ve yakın. Bu, hayatta kalma korkusunun bir mekân sorunu olarak kavranması ki oyunlar da özünde hep böyleydi. Bir insan, bir kat planı ve yetersiz mermi.

Bu tercihin altında daha uzun bir tartışma gömülü. Sinema on yıllardır video oyunlarını çevirmekte başarısız oldu; ya onları boş bir gösteriye şişirdi ya da bayağılıkları için özür diledi. Önceki Resident Evil filmleri ilk hatanın peşinden gitti; oyunların hiç sahip olmadığı bir dövüş sanatları kahramanı inşa etti. Cregger’ın düzeltmesi ise kaynağı harfiyen aktarılacak bir olay örgüsü olarak değil, bir tür dilbilgisi olarak ele almak. Hayatta kalma korkusu aslında hiçbir zaman efsaneyle ilgili değildi; kıtlıkla, dehşetle ve kilitli bir kapıyla ilgiliydi. Mitolojiyi değil mekaniği onurlandırarak, kendinden önceki filmlerin neredeyse hiçbir hikâyesini korumasa da, oyunların oynanırken hissettirdiğine hepsinden daha çok yaklaşıyor.

Bunların hiçbiri sıfırlamanın tutacağını garanti etmiyor. Kahraman kadrosu olmayan bir Resident Evil, markanın onu var eden karakterlerden koparılıp da ayakta kalabileceğine dair bir bahis; film ise Bryan’ın gecesinin bir devamlılık mı başlattığını yoksa kendi içine kapanan bir sapma olarak mı bittiğini çözmüyor. Cregger’ın tümüyle bastıramadığı komedi, zaman zaman keskinleştirmesi gereken dehşeti köreltiyor; doksan dakikalık bir hayatta kalma koşusu da başlığın durmadan çağırdığı mitolojiye pek yer bırakmıyor. Bir seriyi tek bir korkmuş kuryeye indirgemek temiz bir fikir. Leon ve Jill için gelen seyircinin onların yerinde bir yabancıyı kabul edip etmeyeceği ise hiçbir fragmanın çözemeyeceği tek mesele.

Austin Abrams as courier Bryan in Zach Cregger Resident Evil 2026
Austin Abrams in Resident Evil (2026)

Jenerikteki başrol isimleri Austin Abrams, Zach Cherry, Kali Reis ve Paul Walter Hauser; Cregger ile Hatten’ın kaleme aldığı bir senaryodan yola çıkıyorlar. Yapım, serinin kendi geçmişini arkasına dizmiş durumda. Önceki seriyi de yürüten Constantin Film, Davis Films’in, Roy Lee’nin yönettiği Vertigo Entertainment çatısının ve Sony’nin PlayStation Productions’ının yanında yapımcılığı üstleniyor; dağıtımı ise Columbia ve TriStar yürütüyor. Bildirilen bütçe yaklaşık yetmiş beş milyon dolar civarında; bir stüdyo devi için mütevazı, bu denli bilinçli biçimde daraltılmış bir film içinse cömert.

Zach Cregger’ın Resident Evil’i, çevresindeki günlerde bir dizi uluslararası açılışın ardından ve Japonya’nın vizyonunu ekime saklamasıyla birlikte sinemalara ulaşıyor. Yalın doksan dakika süren film, yirmi yıllık bir seri için tek bir söz taşıyor: yeni bir kötülük çağı ve bunu, hiçbir zaman onun kuryesi olmayı istememiş bir adam getiriyor. Film Türkiye’de sinemalarda 18 Eylül’de.

Oyuncular

Fotoğraflar: The Movie Database (TMDB)

Etiketler: , , , , ,

Bizi Google'a ekleyin

Tartışma

S kadar yorum var.