Film İncelemeleri

Öğle Güneşinde Yıldızlar, Claire Denis’nin parçalar halinde parlayan ama bütünlenmeyen filmi

Denis Johnson uyarlaması, 2022, Margaret Qualley'nin omuzladığı bunaltıcı bir Nikaragua hikâyesi.
Martha O'Hara
Bizi Google'a ekleyin

Öğle Güneşinde Yıldızlar, yabancı zenginlere ayrılmış bir otelde başlıyor. Trish (Margaret Qualley) orada İngiliz Daniel’e (Joe Alwyn) seks için yanaşıyor. Daniel kendini petrokimya danışmanı olarak tanıtıyor; Trish ise onun gerçekte bir istihbaratçı olduğunu varsayıyor. Claire Denis bu karşılaşmanın içinden Trish’in durumunu da anlatıyor. COVID-19 salgınının ve ağır bir siyasi çalkantının ortasında Nikaragua’da mahsur kalmış bir Amerikalı gazeteci bu. Pasaportuna el konmuş. Acımasız hukuk dışı infazlar üzerine yazdıkları hem üstlerini hem iktidar partisini ona düşman etmiş. Kendisine sempati duyan bir bakanın parasını ödediği derme çatma bir pansiyonda kalıyor ve bakan onu koruyamaz hale geldiği gün idam edileceğini düşünüyor. Para ve ülkede bulunmaz olmuş gündelik ihtiyaçlar için hükümet yetkilileriyle yatıyor, bir yandan da çıkış yolu arıyor.

Filmin en iyi sahnesi boş bir gece kulübünde geçiyor. Trish ile Daniel dans ediyor, Daniel karısından söz ediyor. O ana kadar birbirini kullanan, birbirine güvenmeyen iki insan bunlar; burada ilk kez savunmalarını indiriyorlar. Kulüpte başka kimse yok. İkisinin de elinde, o gece için, birbirinden başka bir şey kalmamış gibi. Sahne, filmin geri kalanında eksik hissettiğim bir yalınlığı taşıyor.

YouTube video

Qualley’nin Trish’inde korkaklık da var, küstahlık da; çaresizlik de var, inat da. Oyuncu bunların hiçbirini ötekine feda etmiyor, hepsini aynı anda ayakta tutuyor. Tehlikenin yaklaştığını bilen ama bunu açıkça kabullenmeyen bir kadın görüyoruz, ve bu ikilik Trish’i sevimli bir kurban olmaktan kurtarıyor. Joe Alwyn’in Daniel’i ise daha sönük. Gizemli bir iş adamı olması gerekiyor; çoğu zaman yalnızca ketum kalıyor. Cannes’da ikilinin uyumuna yöneltilen itiraz bence yerinde. Yatak sahneleri sıcak, ama iki karakter arasındaki bağ o sıcaklığa yetişemiyor.

Denis, Trish ile Daniel’in ilişkisini Nikaragua’nın boğucu havasının önüne koyuyor ve cinselliği siyasi tehditten ayırmıyor: yatak odasındaki pazarlık ile sınırdaki pazarlık aynı dilden konuşuyor. İkisi de diğerinden bir şey alıyor, bu yüzden Trish’in sonunda Daniel’e ihanet edip etmeyeceği sorusu filmin omurgasına dönüşüyor. Kosta Rikalı polisi Danny Ramirez oynuyor. İkiliyi pazar yerinde kovalayan, sonra da pansiyonlarını bulan bu adam, filmdeki tehdidin yüzü. Yine de pansiyonda saldırmıyor, çünkü bina bir hükümet yetkilisinin koruması altında. Trish’in sığındığı o derme çatma yer, böylece bir süre için gerçek bir kaleye benziyor.

Benny Safdie‘nin CIA ajanı filmin en canlı karakteri. Kadronun geri kalanına çöken uyuşukluğun içinde Safdie ayrı duruyor. Ajan yolda Trish’e, Daniel’i teslim ederse ABD’ye güvenli geçiş sözü veriyor. Sınırda teklifi yineliyor ve pasaportsuz nasıl geçeceğini soruyor. Yani Trish’in en çok ihtiyaç duyduğu şeyi, çıkış yolunu, bir pazarlık malzemesine çeviriyor. John C. Reilly dergi editörü olarak görünüyor, ama bu rol bana filmin geri kalanına pek bir şey katmıyor gibi geldi.

Filmin zayıf yanı temposu. Anlatı ağır akıyor, bazı yerlerde sürüklenmeye dönüşüyor. Sıcak basmış, bunaltıcı atmosfer etkileyici, ama olay örgüsü zaman zaman o atmosferin ardında kayboluyor. Kaçış planının hangi aşamada olduğunu izlerken ara ara yolunuzu kaybediyorsunuz. Denis’in hikâyeyi bu kadar gevşek tutması bilinçli bir tercih olabilir; yine de gerilim bundan zarar görüyor.

Final kaçışın bedelini gösteriyor. Trish ile Daniel arabayı kaçakçılara verip tekneyle sınırı geçiyor. Kaçakçılar, görünmeyen askerlerin açtığı ateşle ölüyor, Daniel yaralanıyor. İkili terk edilmiş bir kiliseye sığınıp uyuyakalıyor. Uyandıklarında ajan ve Kosta Rikalı polis, silahlı askerlerle birlikte çevrelerini sarmış. Daniel, Trish’i kendisini bırakmaya ikna ediyor ve askerler onu götürüyor. Trish’in eski müşterilerinden olan bir Nikaragualı polis pasaportunu geri veriyor, böylece kadın yasal yoldan ülkesine uçabiliyor. Ajan ona parasını ödeyip çekip gidiyor. Trish uçağa biniyor, Daniel ise askerlerin elinde kalıyor. Yani Trish’in özgürlüğü, Daniel’i geride bırakmasının üzerine kurulu; film iki sevgiliye birlikte çıkacak bir kapı bırakmıyor.

Film, Denis Johnson’ın 1986 tarihli The Stars at Noon romanından uyarlandı ve 2022 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarıştı. Gösterimi karışık tepkilerle karşılandı, yine de Büyük Ödül’ü aldı. Övgü Qualley’ye gitti; tempo ve başrol ikilisi arasındaki uyum ise en sık yakınılan konular oldu. A24 filmi 14 Ekim 2022’de ABD’de gösterime soktu, Fransa’da ise 14 Haziran 2023’te vizyona girdi.

Oyuncular

Fotoğraflar: The Movie Database (TMDB)

Etiketler: , , , , ,

Bizi Google'a ekleyin

Tartışma

S kadar yorum var.