Film İncelemeleri

Sapık, korku sinemasını düşünmeye zorlayan ve hiç eskimeyen başyapıttır

Alfred Hitchcock, 1960. Sinemanın en karanlık psikolojik dehasından çıkan, türünü sonsuza dek değiştiren film.
Martha O'Hara
Bizi Google'a ekleyin

Alfred Hitchcock’ın 1960 tarihli Sapık filmi, siyah-beyaz görüntünün yalnızca teknik bir tercih olmadığını kanıtlar; her gölge, her ışık çerçevesi filmin merkezindeki ahlaki belirsizliği görünür kılar. Karanlık bir motel, bir tepenin üzerinde yükselen eski bir konak ve bir türlü sahneye çıkmayan bir anne — Hitchcock bu unsurları öylesine titizlikle yerleştirir ki izleyici, tehlikenin nerede saklı olduğunu uzun süre çözemez.

Film, iş yerinden 40.000 dolar çalarak kaçan gayrimenkul sekreteri Marion Crane’in (Janet Leigh) bir gecenin ortasında tenha Bates Motel’e sığınmasıyla açılır. Moteli işleten Norman Bates (Anthony Perkins), çekingen ve nazik görünüşünün altında hastalıklı bir anneyle birlikte ıssız bir konakta yaşayan karmaşık bir genç adamdır. Marion ortadan kaybolduktan sonra dedektif Milton Arbogast (Martin Balsam), sevgilisi Sam Loomis (John Gavin) ve kız kardeşi Lila Crane (Vera Miles) onu aramaya koyulur; film bu noktada yönünü değiştirir ve izleyiciyi tümüyle farklı bir soruşturmaya sürükler.

YouTube video

Hitchcock görsel anlatımı salt atmosfer yaratmak için değil, izleyiciyi suç ortağı haline getirmek için kullanır. Bates Motel’in loş ışıkları ve tepenin başındaki konağın karanlık silüeti, her karede kasıtlı bir bunaltı kurar. Daha da belirleyici olan, Bernard Herrmann’ın yaylı çalgılar için yazdığı müziktir; kemanların o keskin nidaları, duş sahnesiyle özdeşleşmiş olsa da filmin tamamına sinmiş süregelen bir tedirginliği besler. Hitchcock’ın gerçek ustalığı, şiddetin kendisinden çok şiddetin yaklaştığını sezdirme biçiminde yatar; beklenti, gerçekleşmeden daha ağır basar.

Anthony Perkins, Norman Bates’i hem ürkütücü hem acınası kılan ince bir denge kurar. Konuşmalarındaki inişli-çıkışlı nezaket, bakışlarındaki ani kaymalar — Perkins bu çelişkileri abartmadan, neredeyse sessizce taşır. Janet Leigh ise Marion’ı yalnızca kaçak bir hırsız olarak değil, vicdan azabıyla boğuşan gerçek bir insan olarak kurar; seyirci onun suçunu bilse de kaygısını içselleştirir. İki oyuncunun motel ofisinde karşılıklı oturduğu sahne, filmin psikolojik gerilimini tek başına özetler: kimin kimi tehdit ettiği hiçbir zaman tam olarak belli değildir.

Sapık, Hitchcock’ın bir önceki filmi North by Northwest‘ın geniş bütçeli gösterişinden bilinçli biçimde uzaklaşılarak çekildi. Film, Alfred Hitchcock Sunar dizisinin televizyon ekibi kullanılarak ve yaklaşık 807.000 dolarlık mütevazı bir bütçeyle hayata geçirildi; setler Universal’ın arka bahçesinde inşa edildi. Bu kısıtlamalar Sapık‘a zarar vermedi; tersine, siyah-beyaz görüntü sinemanın her türlü süsünü soyarak ham bir gerilim elde etmenin mümkün olduğunu gösterdi. İlk gösterimde eleştirmenler ikiye bölündü, ancak büyük gişe başarısı kısa sürede kapsamlı bir yeniden değerlendirmeyi beraberinde getirdi. Film dünya genelinde 50 milyon dolar hasılat elde etti; Hitchcock En İyi Yönetmen, Janet Leigh ise En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında olmak üzere dört Akademi Ödülü adaylığı aldı.

Film, kimlik, gözetleme ve insanın ikili doğası gibi temaları yalnızca olay örgüsüyle değil, kameranın diliyle işler. Norman’ın ofis duvarındaki küçük bir delikten Marion’ı izlediği sahne, bu temayı birkaç saniyede kristalleştirir; gözetleyen ile gözetlenen arasındaki sınır eriyip gider ve izleyici de bir anda o bakışın ortağı haline gelir. Hitchcock, karakterlerin iç dünyasını deşmek için gereksiz diyaloga başvurmaz; suskunlukları, bakışları ve mekânın kendisini konuşturur.

Sapık, slasher türünün en erken örneklerinden biri olarak kabul edilir ve Amerikan sinemasında şiddet ile sapkın davranışın ekrandaki sınırlarını fiilen genişletti. Kongre Kütüphanesi, 1992’de filmi Ulusal Film Kayıtları’na alarak “kültürel, tarihsel ve estetik açıdan önemli” olarak nitelendirdi. Ama bu tescil Sapık‘ı açıklamaz; yalnızca sonuçlarını kaydeder. Filmin asıl gücü, altmış yılı aşkın süre sonra bile her izleyişte farklı bir şeyi fark ettirmesinde, her karenin birden fazla okumaya açık kalmasındadır. Hitchcock, seyirciyi rahatsız etmekle yetinmez — rahatsızlığın tam olarak nasıl kurulduğunu da gösterir ve bu ikinci boyut, Sapık‘ı olağan bir korku yapımından ayıran şeydir.

Oyuncular

Fotoğraflar: The Movie Database (TMDB)

Etiketler: , , , , ,

Bizi Google'a ekleyin

Tartışma

S kadar yorum var.