Filmler

Star Wars: Starfighter: ilk görüntüler Ryan Gosling’i tam ait olduğu yere koyuyor

Camille Lefèvre

Bazı oyuncular bir serinin içinde kaybolur; bazılarıysa seriyi kısa süreliğine kendilerine benzetir. D23’teki bir salona gösterilen ve internete düşmeyen Star Wars: Starfighter’ın ilk görüntüleri kesinlikle ikinci kategoriye giriyor. Ryan Gosling’e, Gosling’e göre tasarlanmış bir kahraman sunuyor — galaksinin yanlış tarafından gelen, kaderi şimdiye dek yapılmış en hızlı gemiye perçinlenmiş bir adam — ve böylece çoğu özetin üzerinden kayarak geçtiği şeyi kabul ediyor: Bu, yeni bir Star Wars karakterinden çok, Star Wars evreninde yaşayan bir Gosling karakteri.

Onun tekrar tekrar hangi rollere seçildiğini düşünün. Arabasını herhangi bir insandan daha çok seven kaçış şoförü. Mühendisliğinin ötesine geçmeye çabalayan replikant. Ay’a yöneltilmiş metal bir kutunun içinde tek başına mühürlenmiş astronot. Kendi bedeni bir makine olan dublör. Gosling’in beyazperde personası, donanıma bağlanmış ve insanlara yabancılaşmış erkekler üzerine süregelen bir inceleme; duygu, yalnızca onunla mekanik bir şey arasındaki boşluktan sızıyor. Burada canlandırdığı haydut pilot Kade Auberon, bu personadan bir kopuş değil, onun damıtılmış hâli gibi görünüyor.

Görüntüler, onları izleyenlerin aktardığına göre tam da bu noktaya güçlü biçimde yaslanıyor. Bir çocuk garajda saklı bir araç keşfediyor; Gosling’in pilotu ona dokunmamasını söylüyor, bunun şimdiye dek yapılmış en hızlı yıldız savaşçısı olduğunu belirtiyor ve çocuk onu hiç duymadığını söyleyince, “Bunun bir nedeni var,” diye karşılık veriyor. Hizmet dışı bırakılmış bir İmparatorluk gemisi, bir kanun kaçağının sırrı bu — ve bu diyalog aslında bir adamın, güvendiği yegâne ilişkiyle bir çocuğu tanıştırması. Bir zamanlar Real Steel’den baba ve robot hikâyesi çıkaran Shawn Levy, belli ki temkinli bir yetişkin, bir çocuk ve ikisinin yerine de duyguyu taşıyan bir makine hakkında başka bir ikili hikâye kuruyor.

Açıklamanın sessiz savı da bu ölçek. Galaktik bahisleri durmaksızın büyüten bir devam üçlemesinin ardından Levy ve The Adam Project’te birlikte çalıştığı senarist Jonathan Tropper, Star Wars’ı yeniden bir garaja, bir hayduda ve bir çocuğa indiriyor. Top Gun: Maverick ve F1’i çeken Claudio Miranda, yapıma geç dönem seri sinemasının dijital pusundan ziyade, güneş parıltılı ve dokunsal bir makine filmi yüzeyi kazandırıyor. Klipte görülen tayfunlar ve robotlar, yarattığı tondan daha az önemli: metal üzerindeki eller, bir kokpit, bir kaçış.

İlkinin içinde katlanmış ikinci bir hikâye de var. Gosling, kariyerini Disney’in “dört bir yana” bakıp memleketine gelmesine borçlu olduğunu söylemişti — dünya onun adını öğrenmeden çok önce Mouseketeers arasına katılan Kanadalı çocuk. Bir zamanlar bilinmeyen bir oyuncuya seçme yapan aynı stüdyo, şimdi Star Wars’ın önümüzdeki yarım yüzyılını onun omuzlarına yüklüyor. Görünen o ki galaksinin yanlış tarafı, Disney’in her zaman aramaya gittiği yer olmuş.

Ayrıntılar yeterince alışıldık: The Rise of Skywalker’dan yaklaşık beş yıl sonrasında, destanın hiç göstermediği bir zaman diliminde geçen bağımsız bir hikâye; Amy Adams, Mia Goth, Matt Smith ve Aaron Pierre yardımcı rollerde yer alıyor ve orijinal filmin ellinci yaşını kutladığı hafta sonunda vizyona giriyor. Görüntülerin işe yaramasının nedeni bunların hiçbiri değil. İşe yaradı çünkü bu kez oyuncu seçimi, bizzat kavramın kendisi.

Devam filmleri Star Wars’ı herkesin mirası olarak pazarladıysa, Starfighter onu bir adamın çalınmış gemisi olarak pazarlıyor — ve seyirciye bir makineyi kırık bir kalp gibi okumayı on yıldır öğreten yegâne oyuncuyu buldu.

Etiketler: , , , ,

Tartışma

S kadar yorum var.