Film İncelemeleri

Yırtıcı Kuşlar ve Muhteşem Harley Quinn: dağınık ama bulaşıcı derecede eğlenceli bir ayrılık filmi

Cathy Yan'ın 2020 tarihli gösterişli yan filmini Margot Robbie sırtlıyor.
Martha O'Hara
Bizi Google'a ekleyin

Yırtıcı Kuşlar ve Muhteşem Harley Quinn’e süper kahraman filmi demek mümkün, ama önce bir ayrılık filmi. Joker, Harley’yi terk etmiştir ve Harley bu kopuşu bütün şehre duyurmanın yolunu bulur. The Guardian’ın anlattığına göre bir yakıt tankeri çalar, ikilinin ilk yakınlaşmalarına sahne olan kimyasal fabrikaya, yani Ace Chemicals’a doğru sürer ve son anda dışarı atlar. Patlama, filmin geri kalanını başlatan ilk domino taşıdır. Empire ise filmi «yumruklu bir Marriage Story» diye tarif ediyor ve bence isabetli bir tarif. Cathy Yan’ın filmi, kusursuz işleyen bir takım kurma hikâyesinden çok, Harley’nin Joker’siz kim olduğunu soran bir kendini bulma macerası.

Harley’nin yeni hayatı, Empire’ın sıraladığı kadarıyla gürültülü ve dağınık. Saçını kestirir, Bruce adını verdiği bir sırtlan edinir (isim Wayne’den gelir), roller derby’ye başlar. Empire, Harley’nin parti çılgınlıklarının tek planda, «kokain çekmiş bir 1917» gibi çekildiğini yazıyor. Margot Robbie projenin hem başrolü hem yapımcısı; fikri 2015’te Warner Bros.’a sunan da o. Empire’a göre çalışma başlığını da o seçti: Fox Force Five, yani Pulp Fiction’da Mia Wallace’ın hiç yayımlanmayan televizyon pilotunun adı. Robbie’nin bu projeyi baştan sona sahiplenmesi, Harley’yi canlandırışındaki rahatlığa da yansıyor. The Guardian, gözleri fal taşı gibi açık, çılgın bir sırıtışla dolaşan bu Harley’yi «hiperaktif bir aspartam aşırı yüklemesi» diye anıyor. The Movie Elite’in yazarı Harley’nin en iyi Joker’in yanında çalıştığını düşündüğünü söylüyor, yine de Robbie’nin rolde kusursuz olduğunu ve tek satırlık esprileri karşısında gülümsememenin zor olduğunu ekliyor.

YouTube video

Senaryo Christina Hodson’a ait ve anlatım, anlatıcısının zihni kadar dağınık. Harley kendi hikâyesini sesiyle aktarır, olaylar sıçrar, zaman akışı karışır, ipuçları damla damla verilir. The Guardian bu yöntemi, ısrarlı seslendirmesi, kareyi donduran ve egzotik kötüleri tanıtan yazılarıyla Kill Bill’den cüretkâr bir ödünç olarak görüyor. Aynı yazar, Montoya’nın tarifinde Shane Black’in izini buluyor ve ondan silahıyla rozetini teslim etmesinin istendiği anı uğursuz bir an olarak anıyor. Harley’nin yorumu da orada: hiçbir polis, uzaklaştırılmadan önce iş bitirmez. The Movie Elite ise yapının zaman çizgileri arasında gidip gelmesine rağmen hiç karışmadığını söylüyor. Bu iki değerlendirme birbirine ters düşmüyor, çünkü film dağınıklığı bilerek kuruyor ve çoğu yerde kontrolü elinde tutuyor.

Filmin kadroları ayrı ayrı köşelerden gelip aynı hikâyede buluşuyor. Rosie Perez’in canlandırdığı Renee Montoya, Empire’ın deyişiyle işinde küçümsenen, 80’ler polis dizilerinin repliklerine ve klişelerine tutkun bir dedektif. Montoya, tatar yayıyla cinayet işleyen bir tetikçinin, yani Mary Elizabeth Winstead’in oynadığı Helena Bertinelli’nin, Huntress’ın izini sürer. The Movie Elite’e göre Winstead’in Huntress’ı çok iyi replikler söylüyor. Jurnee Smollett-Bell’in Dinah Lance’i, Empire’a göre martini bardaklarını sesiyle kırabilen bir şarkıcı ve Roman Sionis’in kulübünde sahneye çıkıyor. Ella Jay Basco’nun oynadığı Cassandra Cain ise hikâyenin merkezindeki, sokaklara alışkın bir yankesici. Sionis’in adamı Zsasz’dan çaldığı elması, tutuklandıktan sonra yutar.

Elmasın içinde, yıllar önce katledilen Bertinelli suç ailesinin servetine ait hesap numaraları bulunur. Roman Sionis bu yüzden, Chris Messina’nın canlandırdığı Zsasz’la birlikte kızın peşine düşer. Ewan McGregor’un Sionis’i, The Guardian’ın hatırlattığı gibi, Afrika sanatı koleksiyonuyla kültürel duyarsızlığını da sergileyen çirkin bir kulüp sahibi. Rolün en tartışmalı yanı da burada başlıyor. The Movie Elite’in yazarı, Black Mask’in çizgi romanlardaki ve hatta Batman: The Animated Series’teki gaddar halini bilen biri olarak, McGregor’un işkence etse de pek korkutucu olmadığını yazıyor. Goodfellas’taki Joe Pesci gibi, odaya girince herkesin donduğu bir karakter beklemiş. McGregor onun yerine gösterişli ve kara mizaha yatkın bir kötü oynuyor. Bu seçim filmin renkli, abartılı dünyasına uyuyor, ama tehdit duygusundan ödün veriyor. Ben de bu noktada eleştirmene katılıyorum: Sionis eğlenceli, fakat Harley’nin bu kadar kalabalık düşmanla boğuştuğu bir filmde asıl korkutucu olması gereken adam o.

Empire’a göre kadınlar nihayet bir araya geldiğinde film coşuyor ve bu buluşmanın bu kadar geç gelmesi bir hata gibi hissettiriyor. Aynı yazı filmi gösterişli, karmaşık ve çoğunlukla eğlendirici buluyor, hepsinin işlemediğini de saklamıyor. The Guardian ise «kaba ama tuhaf biçimde izlenesi» diyor. Bu iki tespitin ortak noktası şu: dağınıklık gerçek, ama film sizi yine de ekrandan koparmıyor. Beşli sonunda aynı safta toplandığında, ilk yarıda eksik kalan enerji ortaya çıkıyor; keşke bu birliktelik daha erken kurulsaydı.

Filmin yapım serüveni de uzun. Robbie fikri 2015’te Warner Bros.‘a sundu, proje Mayıs 2016’da duyuruldu, Hodson aynı yılın Kasım ayında senaryo için işe alındı, Yan ise Nisan 2018’de yönetmenliği üstlendi. Çekimler Ocak ile Nisan 2019 arasında Los Angeles’ta ve Burbank’taki Warner Bros. stüdyolarında yapıldı, Eylül 2019’da ek çekim yapıldı. Dünya prömiyeri 25 Ocak 2020’de Mexico City’de oldu. Film 7 Şubat’ta ABD’de IMAX, Dolby Cinema, ScreenX ve 4DX formatlarında vizyona girdi. Eleştirmenlerden genel olarak olumlu not aldı, ama dünya çapında 205,5 milyon dolar hasılat elde etti ve 250-300 milyon dolar olarak bildirilen başa baş noktasının altında kaldı. Yani film eleştirmenlerin gözünde kazandı, gişede ise hedefini tutturamadı.

Bence Yırtıcı Kuşlar, anlatımı bazen eğlenceli bir kaosa, bazen de gereğinden fazla dağınıklığa kayan bir film, ama kaos çoğunlukla işini görüyor. Sionis, The Movie Elite’in gözünde ürkütücü bir tehditten çok bir gösteri figürü olarak kalıyor ve bu eleştiriye katılmamak zor. Aynı yazarın dediği gibi, senaryodaki yan espriler ve ince göndermeler tek izlemede tam yakalanmıyor. Robbie’nin Harley’si, Winstead’in iyi replikli Huntress’ı ve Perez’in küçümsenen dedektifi ise filmin en çok iş gören unsurları. Harley, Joker’in çevresinde döndüğü filmlerden sonra ilk kez kendi hikâyesinin sahibi olarak çıkıyor ve bu kadar kalabalık bir kadro içinde bile ayakta kalmayı başarıyor.

Oyuncular

Fotoğraflar: The Movie Database (TMDB)

Etiketler: , , , , , , , ,

Bizi Google'a ekleyin

Tartışma

0 yorum var.