İş ve finans

Apple, App Store dışı ödemelerdeki komisyonu %15’e çekti ama ücreti artık mahkeme belirleyecek

Victor Maslow

App Store, ömrünün büyük bölümünde Apple’ın şartları belirlediği ve herkesin de bunları kabul ettiği bir yerdi. Bu düzen sessizce sona eriyor ve bu hafta bunu açıkça ortaya koydu: Şirket, kendi vitrininin fiyatını müzakere etmekten çok, satır satır savunmakla meşgul; üstelik bunu, daha önce koyduğu son kuralları manipüle etmekle suçladığı bir federal yargıcın önünde yapıyor.

Haberlerin çoğunda Apple’ın geri adım attığı, tutumunu yumuşattığı ve kendi ödeme sistemi dışında yapılan satın alımlar için geliştiricilere daha dostane bir anlaşma sunduğu çerçevesi öne çıkıyor. Ancak bu yorum, bir geri çekilmeyi hediye sanıyor. Daha doğru tanım şu: Şartları belirlemeye alışkın bir şirket, artık onları gerekçelendirmek zorunda bırakılıyor; ikna etmesi gereken taraf da müşterileri ya da geliştiricileri değil, hesaplarına güvenmeyi bırakmış bir mahkeme.

Meselenin merkezinde link-out işlemi var: Bir kullanıcı uygulama içindeki bir bağlantıya dokunuyor, geliştiricinin kendi web sitesine gidiyor ve ödemeyi Apple’ın ne barındırdığı ne de işlettiği bir altyapı üzerinden orada yapıyor. Apple’ın görüşü, bu satışların dahi kendi fikri mülkiyetinden yararlandığı ve karşılığında bedel ödenmesi gerektiği yönünde. Şirketin yeni teklifi, standart geliştiricilerden yüzde 15, haber, video ve mini uygulama programlarındaki uygulamalardan ve abonelik yenilemelerinden yüzde 10, en küçük işletmelerden ise yüzde 5 komisyon talep ediyor. Apple’ın daha önce aldığı yüzde 27 ile kıyaslandığında, bu gerçek bir indirim.

Ancak mahkemenin aslında sorduğu soru karşısında bunun önemsiz kalması mümkün. Yargıç Yvonne Gonzalez Rogers, yıllar önce Apple’a bu dış bağlantılara izin vermesini söyledi; Apple da standart komisyonuna çok yakın bir ücret ekleyerek karşılık verince, şirketi mahkemeye itaatsizlikten suçlu buldu ve bir süreliğine herhangi bir ücret almasını tamamen yasakladı. Bir temyiz mahkemesi bu kararı yumuşattı; Apple’ın mülkiyeti için bir karşılık alması gerektiğini kabul etti, ancak kritik rakamı onun belirlemesine bıraktı. Dolayısıyla mevcut süreç, rekabetçi bir oran üzerine yürütülen piyasa pazarlığı değil. Bu bir yaptırım aşaması ve yaptırıma uğrayan taraf Apple.

Epic Games’in üzerinde durduğu ayrım da bu. Epic, temyiz mahkemesinin kendi ifadelerine göre, Apple’ın gerekli maliyetleriyle sınırlı bir bedelin, Apple’ın işlemediği bir işlem için savunulabilir rakamının neredeyse sıfır olduğunu savunuyor. Apple ise Google’ı örnek gösteriyor; Google’ın benzer link-out oranlarının daha düşük olduğunu ve Epic’in bunları zaten kabul ettiğini belirtiyor. Bu akıllıca bir çıpa: Yüzde 15’i ılımlı göstermek için tartışmayı rakibin oranlarına bağlamak. Ancak mahkeme Apple’ı Google’a karşı tartmıyor. Apple’ı kendi davranışlarına karşı tartıyor.

Riskler bu tek dava dosyasının ötesine uzanıyor. Yargıcın onayladığı oran, ABD App Store genelindeki harici ödeme ekonomisi için işleyen şablon hâline gelecek ve dolayısıyla Apple’ın yatırımcılara yıllardır yıllık gelir akışı gibi değer vermeyi öğrettiği Services işi için temel bir unsur oluşturacak. Cupertino’da belirlenen bir komisyon stratejidir; güvenilirliğinizi sorgulamış bir yargıcın belirlediği komisyon ise üzerinde rakam yazan bir yükümlülüktür.

Apple, anlaşmazlığın bir uzlaşma konferansına yönlendirilmesini istedi ve temel mahkemeye itaatsizlik kararına ilişkin Yüksek Mahkeme temyiz başvurusu da beklemede. Ancak zamanlama bu hafta sıkıştı: Yargıçlar, alt mahkeme sürecini bu arada durdurmayı reddederken temyizi gelecek dönemde dinlemeyi kabul etti. En yüksek mahkeme aksini söyleyene kadar sayaç işlemeye, yargıç da kuralları yazmaya devam ediyor.

Bir zamanlar mağazasının ekonomisi konusunda kimseye hesap vermeyen şirket, artık fiyatlarını bir dilekçeyle sunmak ve geçerli sayılıp sayılmayacağının kendisine bildirilmesini beklemek zorunda. Yüzde 27’den yüzde 15’e düşüş değil, asıl hesaplaşma bu.

Etiketler: , , , ,

Tartışma

S kadar yorum var.