Film İncelemeleri

Televizyon Işıl Işıldı eşitsiz ama bir diziye âşık olmanın yalnızlığını sarsıcı biçimde anlatıyor

Jane Schoenbrun, 2024: kurgunun gerçeğin yerini aldığı, gece yarısı masalı tadında bir film.
Martha O'Hara
Bizi Google'a ekleyin

Owen’ın başını televizyon ekranından içeri sokmaya çalıştığı sahne, Televizyon Işıl Işıldı’nın derdini tek hamlede söyler: ekran bakılacak bir yüzey olmaktan çıkmış, geçilmek istenen bir eşiğe dönmüştür. Jane Schoenbrun’un 2024 tarihli filmi psikolojik korku ile gençlik dramı arasında gidip gelir. En rahatsız eden yanı, tuhaflığın uzak bir yerden değil, ev ve okul gibi sıradan mekânlardan, banliyö hayatının tam ortasından sızmasıdır.

Film 1996’da başlar. Owen (Justice Smith) ile Maddy (Jack Haven) yalnız ergenlerdir ve onları birbirine bağlayan şey gece geç saatte yayımlanan The Pink Opaque adlı dizidir. Dizide Isabel (Helena Howard) ile Tara (Lindsey Jordan), aralarındaki psişik bağla, zamanı ve gerçekliği çarpıtabilen Mr. Melancholy’ye karşı savaşır. Yayın Owen’ın yatma saatinden sonradır, babası Frank (Fred Durst) da diziyi izlemesini onaylamaz. Owen bu yüzden gizlice Maddy’nin evine gider; kaçırdığı bölümlerin kasetlerini de Maddy verir. Maddy, dizinin kendisine gerçek hayatından daha gerçek geldiğini söyler. Filmin geri kalanı büyük ölçüde bu cümlenin üstünde durur.

YouTube video

İki yıl sonra, dizi izlerken Maddy durup dururken hıçkırarak ağlamaya başlar. Kaçmaya karar verdiğini anlatır ve Owen’ın da gelmesini bekler. Owen bunu yapamaz. Maddy kaybolur, Owen’ın annesi Brenda (Danielle Deadwyler) kanserden ölür, The Pink Opaque de beş sezonun ardından iptal edilir. Owen kısa sürede arkadaşını, annesini ve haftasına düzen veren diziyi kaybeder. Hayatı daralır ve bu daralma, filmin en yalın ve belki de en acı yanıdır. Çünkü gitmeyi seçmeyen kişi için büyük bir şey olmaz; yalnızca zaman geçer.

2006’da Owen hâlâ babasıyla yaşamakta ve bir sinemada çalışmaktadır. Bir gece Maddy çıkagelir ve onu konuşmanın “güvenli” olduğunu söylediği bir bara götürür. Owen polisi aramasını ister, Maddy reddeder. Bunun yerine Owen’a diziden neleri hatırladığını sorar ve son iki yılı dizinin içinde geçirdiğini söyler. Owen onun ısrarıyla son bölümü yeniden izler. Bölümde Mr. Melancholy, Isabel ile Tara’yı yakalar ve bilinçlerini gerçek dünyaya çok benzeyen “Midnight Realm” adlı bir cep evrenine hapseder; adamları ikisini diri diri gömer ve yayın birdenbire kesilir. Owen sinir krizine girer, kafasını ekrandan geçirmeye çalışır, Frank onu zorla geri çeker.

Ertesi gece Maddy geri kalanını anlatır. Kaçtıktan sonra da huzursuzluğu geçmemiş, bir adama para verip kendini diri diri gömdürmüş, boğularak öldükten sonra The Pink Opaque’ta Tara olarak uyanmıştır. Ona göre ikisi de Midnight Realm’dedir, gerçek kimlikleri Tara ile Isabel’dir ve asıl hayatlarının anıları televizyon bölümleri olarak karşılarına çıkmıştır. Sonra Owen’ı, kendisinin onu gömmesine izin vermeye çağırır. Bir yanda Maddy’nin anlattıkları, öbür yanda Owen’ın sıradan ve kısılmış hayatı durur. Maddy haklıysa Owen yıllarını yanlış bir dünyada harcamıştır; haksızsa Owen, tek arkadaşını ve ona eşlik etme fırsatını kaybetmiştir. İki ihtimal de rahatlatıcı değildir ve film ikisini de aynı ciddiyetle masada tutar.

Oyunculuk bu belirsizliği taşır. Smith, Owen’ın suskunluğunu ve içine kapanıklığını bağırmadan, neredeyse bastırarak oynar; sahnelerin çoğunda Owen’ın ne düşündüğünden çok, neyi söylemediği duyulur. Haven’ın Maddy’si iki şeyi birden taşır: kaçmış birinin yorgunluğunu ve söylediğine kendisinin de inandığını düşündüren kesinliği. Brenda ve Frank küçük rollerdir; yine de Deadwyler’ın annesi ve diziyi izlemesini hoş görmeyen Durst’ün babası, Owen’ın neden bu kadar sıkıştığını kısa sürede anlatır. Howard ile Jordan’ın dizideki Isabel ve Tara’sı ise Maddy’nin o dünyaya neden bu kadar bağlandığını görünür kılar. Ian Foreman da genç Owen rolüyle bu karakterin temelini atar.

Schoenbrun’un Screen Trilogy dediği üçlemenin ikinci filmi bu; öncesinde We’re All Going to the World’s Fair (2021), sonrasında 2026 tarihli Teenage Sex and Death at Camp Miasma var. Konu bakımından yönetmenin Public Access Afterworld romanıyla da ilişkili. Film Ocak 2024’te Sundance’te gösterildi, A24 aracılığıyla vizyona girdi ve 40. Independent Spirit Ödülleri’nde En İyi Film dahil beş adaylık aldı.

Korku bekleyen seyirci, filmi ürkütücü olmaktan çok hüzünlü bulup hayal kırıklığına uğrayabilir; bazı sahneler hiçbir şeyi açıklamadığı için de dağınık kalıyor. Yine de Televizyon Işıl Işıldı, ekranda özlediği hayatı bulan bir gencin o ekrandan çıkıp çıkamayacağı sorusuna sonuna kadar bağlı kalır ve kolay bir cevap vermez. Bu inat, filmi akılda tutuyor.

Oyuncular

Fotoğraflar: The Movie Database (TMDB)

Etiketler: , , , , ,

Bizi Google'a ekleyin

Tartışma

S kadar yorum var.